Giriş
Yüz Maskesi ventilasyonu, kesin hava yolunu sağlamadan önce tüm hastalarda ventilasyon yöntemidir. Hava yolu muayeneleri, zor maske ventilasyonunu (DMV) veya laringoskopiyi tahmin etmek için öykü ve fiziksel muayenelere dayanır. Ultrason hızlı olduğundan, yatak başı aracı hava yolu yönetiminde popülerlik kazanmıştır, bakım noktası ultrasonu hava yollarını değerlendirmek için klinik bir araç olarak kullanılabilir. Standart anestezi indüksiyonundan sonra zor maske ventilasyonu ile lingual arterler arasındaki mesafe (DLA), dil kalınlığı (TT) ve lateral faringeal duvar kalınlığı (LPWT) ultrason değerlendirmesi arasındaki ilişkiyi değerlendirmeye çalıştık.
Gereç ve Yöntemler
Genel anestezi gerektiren elektif cerrahi için planlanan 264 hasta dahil edildi. Ameliyat öncesi bekleme alanında, DLA, TT ve LPWT'nin ultrasonografik değerlendirmesi ölçüldü. Standart indüksiyondan sonra, maske Ventilasyonu (MV) denenir ve Han'ın derecelendirmesine göre derecelendirilir. MV, Han'ın derecesi 2 ve üzeri için zor olarak kabul edildi. Sonuçlar
264 hastadan 230'u (%87,1) kolay maske ventilasyonu yaşarken, 34'ü (%12,9) zor maske ventilasyonu yaşadı. 2,52 cm'den fazla DLA'nın indüksiyon öncesi değerleri %47,06 duyarlılık, %76,09 özgüllük, 0,641 AUROC ve 0,004 P değeri ile bulundu. 4,67 cm'den fazla TT'nin duyarlılığı %44,12, %83,04 özgüllük, 0,636 AUROC ve <0,001 P değeri ile bulundu. Hem DLA hem de TT, DMV'yi öngörüyordu; DLA, TT'den daha iyi DMV öngörüsüne sahipti.
Sonuç
2,52 cm'den fazla DLA ve 4,67 cm'den fazla TT, Zor maske ventilasyonunu öngörüyordu.
Anahtar Kelimeler: Zor maske ventilasyonu, lingual arterler arası mesafe, lateral faringeal duvar kalınlığı, dil kalınlığı, ultrasonografi, hasta başı ultrasonografi
Amaç: Yüz maskesi ventilasyonu, kesin hava yolunu sağlamadan önce tüm hastalarda ventilasyon yöntemidir. Hava yolu muayeneleri, zor maske ventilasyonunu (ZMV) veya laringoskopiyi tahmin etmek için öykü ve fiziksel muayenelere dayanır. Ultrasonun hızlı ve yatak başında uygulanabilen bir araç olması, havayolu yönetiminde giderek daha fazla popülerlik kazanmasına yol açmıştır; hasta başı ultrasonografi, havayolunun değerlendirilmesinde klinik bir araç olarak kullanılabilmektedir. Standart anestezi indüksiyonu sonrasında, ZMV ile ultrasonografik olarak ölçülen lingual arterler arası mesafe (LAM), dil kalınlığı (DK) ve lateral farengeal duvar kalınlığı (LFDK) arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık.
Yöntem: Genel anestezi gerektiren elektif cerrahi için planlanan 264 hasta dahil edildi. Ameliyat öncesi bekleme alanında, LAM, DK ve LFDK’nin ultrasonografik değerlendirmesi ölçüldü. Standart indüksiyon sonrasında maske ventilasyonu uygulandı ve Han sınıflamasına göre derecelendirildi. Han sınıflamasına göre derecesi 2 ve üzeri olan maske ventilasyonu, zor olarak kabul edildi.
Bulgular: Toplam 264 hastanın 230’unda (%87,1) maske ventilasyonu kolay iken, 34 hastada (%12,9) ZMV gözlendi. İndüksiyon öncesi LAM değerinin 2,52 cm’nin üzerinde olması %47,06 duyarlılık ve %76,09 özgüllük göstermiş olup, alıcı operatör karakteristiği altında kalan alan (AUROC) değeri 0,641 ve p değeri 0,004 olarak saptandı. Dil kalınlığı değerinin 4,67 cm’nin üzerinde olması ise %44,12 duyarlılık ve %83,04 özgüllük ile AUROC 0,636 ve p<0,001 olarak bulundu. Hem LAM hem de DK, ZMV için öngördürücü olup, LAM’ın öngörü gücü DK’ye kıyasla daha yüksekti.
Sonuç: Lingual arterler arasındaki mesafenin 2,52 cm’nin üzerinde olması ve DK’nin 4,67 cm’nin üzerinde olması, ZMV için prediktiftir.
Keywords: Difficult mask ventilation, distance between lingual arteries, lateral pharyngeal wall thickness, tongue thickness, ultrasound, point of care ultrasound