Elektrokonvülsif terapi (EKT), tedaviye dirençli majör depresyon, katatoni, ciddi intihar riski ve seçilmiş ağır psikiyatrik bozukluklarda hızlı klinik yanıt sağlayabilen etkili bir tedavidir. Modern EKT genel anestezi ve nöromüsküler blokaj altında uygulanır; bu nedenle anestezik yaklaşım hasta güvenliği ve konforunun yanı sıra nöbet özelliklerini, hemodinamik yanıtı ve derlenmeyi de etkiler. Bu derlemede EKT uygulamalarında, preoperatif değerlendirme, monitörizasyon, indüksiyon ajanları, nöromüsküler blokaj, hava yolu ve ventilasyon yönetimi, nöbet değerlendirmesi, postiktal bakım ve özel hasta grupları güncel kanıtlar çerçevesinde ele alınmıştır. Propofol hızlı derlenme ve sempatik yanıtın baskılanması açısından avantajlı olmakla birlikte nöbet süresini kısaltabilir. Etomidat yetersiz nöbet gelişen hastalarda, rokuronyum-sugammadeks ise süksinilkolinin uygun olmadığı durumlarda seçenek oluşturur. Ketaminin olası antidepresan katkısı kardiyovasküler ve psikomimetik etkileriyle birlikte değerlendirilmelidir. Deksmedetomidin belirgin sempatik yanıt veya postiktal ajitasyon riski bulunan seçilmiş hastalarda yararlı olabilir. Tek bir üstün anestezik strateji bulunmadığından yaklaşım; komorbiditeler, eşlik eden ilaçlar, önceki seans verileri, nöbet kalitesi ve derlenme hedeflerine göre bireyselleştirilmelidir.
Anahtar Kelimeler: Elektrokonvülsif terapi, anestezi, propofol, etomidat, nöromüsküler blokaj, nöbet
Electroconvulsive therapy (ECT) is an effective treatment that can provide a rapid clinical response in treatment-resistant major depression, catatonia, severe suicidal risk, and selected severe psychiatric disorders. Modern ECT is performed under general anesthesia and neuromuscular blockade; therefore, anesthetic management affects seizure characteristics, hemodynamic responses, and recovery as well as patient safety and comfort. This review addresses preoperative assessment, monitoring, induction agents, neuromuscular blockade, airway and ventilation management, seizure evaluation, postictal care, and special patient populations in light of current evidence during ECT procedures. Propofol provides rapid recovery and attenuates the sympathetic response but may shorten seizure duration. Etomidate is an option for inadequate seizures, whereas rocuronium-sugammadex may be used when succinylcholine is unsuitable. The potential antidepressant contribution of ketamine should be weighed against its cardiovascular and psychomimetic effects. Dexmedetomidine may be useful in selected patients with marked sympathetic responses or a risk of postictal agitation. Because no single anesthetic strategy is superior for all patients, management should be individualized according to comorbidities, concomitant medications, previous session data, seizure quality, and recovery goals.
Keywords: Electroconvulsive therapy, anesthesia, propofol, etomidate, neuromuscular blockade, seizure